Belentepe Çiftliği Logo
ANASAYFA   |   TANITIM FİLMİ  |   FOTO GALERİ  |   İLETİŞİM   |   ENGLISH    
hikayemiz
HİKAYEMİZ
ugraslar
UĞRAŞLAR

Bugün, 5 Aralık, "Dünya Toprak Günü".

5-Aralık-2014

Birleşmiş Milletler bugünü hepimizin yaşam kaynağı olan "toprağı" hatırlamak, önemsemek, değerini kavramak için özel bir gün olarak ilan etti. Bundan 5 yıl önce ne biliyordum toprak hakkında? Bitkiler toprakta büyür. Toprak su ve besin ister. Koyu renk toprak iyidir. Toprak çok kumlu veya çok killi olursa iyi değildir çünkü çok kumlu toprak suyu pek tutmaz, çok killi toprak ise çok su tutar, çok sıkışır, bitki kökleri iyi yetişemez... Bu kadar, bundan fazlasını bilmezdim. Ne kadar az biliyoruz kendi yaşam kaynaklarımızdan en önemlisi hakkında...

Ve bilmeye bilmeye toprakla uğraşmaya başladım. Meyve ağacı diktim, üzüm yetiştirmeye çalıştım, sebze üretmeyi denedim. Ve kararlıydım, sağlığıma zarar verecek hiçbir suni gübreyi, zehirli kimyasalları kullanmayacaktım. Bir de bu işleri yaşadığım yerden 4 saat uzakta bir tarlada deniyordum. Beceremedim, çabalarım sonuç vermedi. Bir hata yaptığımın farkına da biraz geç vardım ama neyse ki farkedebilmişim.

Artık hata yapmak istemiyorum dediğimde bir arayış başladı. Doğal tarımı öğrendim, uygulamaya başladım, 5 yıl sonra artık tecrübe de kazanmış biri olarak şimdi toprak hakkında bildiklerimi herkesle paylaşmak isterim.

Toprak canlıdır ve neredeyse tüm canlıların da yaşam kaynağıdır. Toprak içinde yaşam çok karmaşıktır ve onu her şeyiyle anlamak için doktora seviyesinde uzmanlık bile yetmez. Üst toprak içinde binlerce, milyonlarca farklı mikroorganizma yaşar ve toprak içindeki canlılar bir denge, uyum içinde varolurlar. Bazı bakteriler kayaları kırarak, odunu çürüterek toprak oluşturur, diğerleri bitkilerin besin kaynağı olan mineraller meydana getirir. Mantarlar toprağın sinir sistemidir, bitkiler arasında besin alışverişini sağlarlar. Solucanlar bitkileri, dışkıları toprağa dönüştürür, toprağı havalandırır. Toprak içinde çürüyen bitki artıkları toprağın organik madde miktarını artırır, toprakta daha zengin besinler oluşur böylece o toprakta büyüyen bitkiler daha canlı ve bereketli olurlar. Ayrıca organik madde miktarı yüksek olan toprak daha fazla su tutar, kuraklıklara karşı toprak daha dirençli olur.

Toprağın dengesi çok uzun zamanda oluşur ama bu dengeyi bozmak çok kolaydır bir kere çapaladınız mı, denge hemen bozulur. Toprak kurursa denge yine bozulur. Kupkuru bir toprakta ne kadar canlı hayatta kalabilir ki?

Tabi yukarıdaki paragrafta yazdıklarım, modern tarım yapılmayan, insanlarca kirletilmemiş topraklar için geçerli. Ve ne yazık ki artık böyle bir toprak bulmak çok ama çok zorlaştı.

Modern tarımda toprak çapalanır, toprağa suni gübreler atılır çünkü sürekli bol ürün alabilmek için toprağın besine ihtiyacı vardır ve suni gübreler de bitkilerin ihtiyacı olan 3-4 çeşit besini/minerali toprağa sağlarlar. Ancak bu suni gübreler suda çok çabuk çözündüklerinden kısa sürede topraktan akıp giderler ve o toprağın sürekli bu suni besinlere ihtiyacı olur. Suni gübre suları nereye gider? Yeraltı su kaynaklarına, derelere, göllere. İçme sularında, sodalarda normal seviyenin 40-50 katı nitrit tesbit edilmesi işte bu yüzdendir. Derelerde ve göllerde ise doğal dengeyi bozarlar, yosunlar, algler nitritli sularda hızla çoğalırlar, sudaki oksijeni tüketirler ve o sudaki canlılar toptan ölmeye başlar toplu balık ölümleri bu yüzdendir.

Modern tarımla üretilen bitkiler türlü hastalıklara karşı çok daha az dirençlidirler ve bu yüzden hastalıklara karşı korunmaları gerekir. Bitkiler üzerine sürekli kimyasal zehirler, böcek ilaçları sürekli püskürtülür. Bu zehirler haliyle hastalıkları önler ve sebze/meyveler gayet güzel gelişir, marketlerde yer bulur. Ama illa ki bu zehirlerin artıkları bu sebze/meyvelerde kalmıştır ve insanların vücutlarına girer, türlü hastalıklara neden olurlar.

Sürekli çapalanan, kimyasal gübreleri ve zehirleri yiyen toprak kısa sürede ölür. O toprakta onca cins bakteri, mantar, böcek yaşayamaz; o toprakta organik madde birikemez, o toprakta su tutulamaz. Ürün alabilmek için sürekli sulama da ister. Yıllarca bu şekilde suistimal edilmiş bir toprağım var, ne olduğunu çok iyi biliyorum. O bozulmuş toprakta doğal yollarla üretim yapmaya çalıştım, ama nafile.

İnsanlığın çoğunluğunu besleyebilmek için binlerce, milyonlarca dönümlük arazilerde modern tarımla üretim yapılıyor. Artık yediğimiz gıdaların büyük çoğunluğu bu şekilde üretiliyor. Sorgulamıyoruz, yaşam kaynağımız toprağımıza neler yapıldığını...

Yediğimiz gıdaların besin değeri yok, bazıları ise hastalık kaynağı çünkü üstlerinde, içlerinde zehir artıkları var. Oysa doğal gıdaya erişim en temel insan hakkı olmalı. Tıpkı temiz havaya ve temiz suya erişimin de olması gerektiği gibi.

Toprağı İyileştirmek

Bereket önce topraktan başlar. Toprağı yeniden yaşanabilir bir ortam haline getirmek gerekir. Farklı iklim koşulları, farklı toprak cinsleri için türlü çözümler var. Geçmişte toprakla, doğayla ahenk içinde yaşamayı başarabilmiş atalarımızdan bize birçok bilgi kaldı. Bu bilgiye istendiğinde kolayca ulaşılabilir. Ama bilginin yanında çaba göstermek te gerekir. Toprağı bereketlendirmek zaman ve emek isteyen ciddi bir uğraştır. İşte yapılması gerekenlerden en önemlileri:
  • Toprağın kendi kendine besin üretmesini sağlayacaksın,
  • Toprağın havalanmasını sağlayacaksın,
  • Toprağın kurumasını önleyeceksin,
  • Toprakta su tutacaksın,
  • Toprakta hastalıkları önleyeceksin.
Eğimli bir arazin varsa, eğime dik olarak teraslar yaparsın. Terasın kenarında çukur açarsın, içini ağaç kütükleriyle, dallarla, yaprak, otla, ne varsa doldurursun, bu çukuru teras yaparken kenara attığın toprakla örtüp tümsek haline getirirsin. Yağmurda bu tümsek suyun akıp gitmesini önler. Su tümsek gerisinde birikir, tümsek altındaki ağaç materyalleri ıslatır ağaç çürümeye başlar, süngerimsi yapısı daha fazla su tutar, çürüdükçe toprağa besin sağlar, toprağın organik madde miktarını artırır. Tümsek üzerindeki bitkiler daha kolay su ve besin bulurlar, daha bereketli olurlar.

Tümsek üzerine ektiğin bitkileri de akıllıca planlarsın. Yonca gibi baklagil türü bitkiler eklersin ki, toprakta azot miktarı artsın (azot bitkilerin en temel besinlerindendir). Derin köklü bitkiler eklersin ki, bu kökler çürüyünce toprağı doğal olarak havalandırsın. Yonca türü bitkileri büyüdüklerinde biçip o toprak üzerine yatırırsın ki toprağı bir battaniye gibi örtsün ki sıcaklarda topraktaki su daha zor buharlaşsın, toprakta daha uzun süre su tutulabilsin. Ayrıca toprağın organik madde miktarı artsın, yeni üst toprak oluşsun. Ama aynı zamanda besin de üretebil: nohut, bezelye, bakla, fasulye baklagil bitkilerdendir. Meyve ağaçları, böğürtlen, üzüm gibi çalı bitkiler, onlarca metre büyüyüp yükselen orman ağaçları ekleyerek inanılmaz güzel ve bereketli bir gıda ormanı oluşturabilirsin.

Toprağı bereketlendirmek için yapılabilecek en güzel iki şey malç ve kompost gübre üretmektir. Öğütülmüş ağaç dallarına malç denir. Ama malç niyetine başka şeyler de kullanılabilir, mesela saman, kuru yaprak veya karton. Şehirlerde park ve bahçelerden sorumlu birimler sürekli ağaç budaması yapıyor ve birçok şehirde bu atıklar çöplüğe gidiyor. Oysa malçın onca faydası var:
  • En değerli gübre olan kompostun en önemli bileşenlerinden,
  • Toprakla karıştırıldığında toprağı gevşetici, zamanla besin üretici, su tutucu
  • Toprağın üzerine yayıldığında soğuk havalarda toprak ısısını koruyucu, sıcaklarda topraktan suyun buharlaşmasını önleyici; yabani ot çıkmasını önleyici,
  • Üst toprak oluşturucu,
  • Mantar oluşturucu, kısaca toprakta yaşam oluşturucu.
Kompost gübre ise malç, taze hayvan gübresi (inek, at, koyun, keçi, tavuk, v.b.), mutfak artıkları, yeşil ot, yaprak karışımından elde edilir. Bu karışım içine solucan da eklenir ki solucanlar hem bu karışımı daha hızlı dönüştürsünler hem de kompostla birlikte toprağa girip toprağı havalandırsınlar, güçlendirsinler. Çok zengin kompostlar yapılabilir ve bu kompostların içinde toprak için gerekli hemen tüm besinler vardır ve kompost o toprağı 8 ay boyunca beslemeye devam eder.

Tonlarca kompost yaptım, yapılabilecek en güzel, en bereketli şeylerden biridir.

Toprak ne kadar canlıysa, besin değerinden ne kadar zenginse, o toprakta büyüyen bitkiler de o kadar canlı, dirençli ve bereketli olurlar. Zararlı böcekler, hastalıklar böyle dirençli bitkilerde çok daha az hasar yapabilirler. Bu nedenle doğal üründe bereket için öncelikle toprağı adam etmiş olmak gerekir. Bu kadar bariz bir gerçeği ne yazık ki çok az insan algılayabiliyor. Ömürleri boyunca toprakla yaşamış olan köylülerin çoğu bunları bilmez veya bilse de umursamaz. Artık önemli olan her ne pahasına olursa olsun, para eden bir ürün yetiştirebilmek ve günü kurtarmaktır. Suni gübre, kimyasal zehirler, ne gerekirse... Bu hale geldi kırsalda topraktan üretim. Ve böyle yapıldığı halde yine de kırsalda geçim gittikçe zorlaşıyor ve köyden kente göç her geçen gün daha da artıyor.

Toprağımızı öldürdükten sonra nasıl bereket bekleyebiliriz ki? Eninde sonunda suni bereket te azalacak, bitecek ve yaşam zorlaşacak.

Toprak üzerine konuş, yaz bitmez. Bunca bilgiyi edinmenin yanında bir de toprakla birlikte yaşamaktan diğer kazanımlar: takdir etmeyi, şükretmeyi, yetinmeyi öğrenirsin, gerçek insan meziyetlerini kazanırsın. Toprağın dilinden anlarsın, gözlemlemeyi öğrenirsin ve toprak sana sorunları gösterir, çözümleri de sunar. Harika lezzette besinler sunar, sağlıklı beslenirsin. Doğa canlanır, güzelleşir, daha keyifli olur.

Toprak yaşam kaynağımız, artık hor görmeyelim, sahip çıkalım. Dönüşüm toprakla başlamalı.





Yazar: Taner Aksel    Tarih: 16.03.2015 17:52:50











Ekoyerleşkeler

Eğitimlerimiz:
Sürdürülebilir Yaşama Giriş kursu
Permakültür Tasarım Sertifika kursu
Çocuklar için doğal yaşama giriş kursu

Atölyelerimiz:
Temiz enerji sistemleri kurulumu
Doğal yapı uygulamaları
Arıcılık atölyesi
Kompost gübre yapımı atölyesi
Doğal bitki ilaçları yapımı atölyesi
Peynir ve süt ürünleri yapımı atölyesi
Doğal beslenme & detoks atölyesi
Yoga atölyesi
Kamplarımız:
Çocuk / Aile Kampı
Gençlik Kampı
Müzik Kampı
dönüşüm

Belentepe Mürseller Köyü Uludağ/Bursa    Tel: +90(532)614 99 43    E-posta youtubefacebook
 
  Web Tasarım:
Birant Aksel