Belentepe Çiftliği Logo
ANASAYFA   |   TANITIM FİLMİ  |   FOTO GALERİ  |   İLETİŞİM   |   ENGLISH    
hikayemiz
HİKAYEMİZ
ugraslar
UĞRAŞLAR

Temiz Hava, Temiz Su, Temiz Toprak

Gönül isterdi ki hayat adil, refah, huzurlu, keyifli olsun ve ben de şu kısa ve ne zaman sonlanacağını bilemediğim ömürde keyifli yaşamama bakayım. Ama görmezden gelemeyeceğim problemler var ve sürekli artmakta:

  • Yaşamakta olduğum coğrafyada insan topluluklarında son yıllarda büyük huzursuzluklar var, savaşlar çıkıyor, toplu göçler, büyük dramlar yaşanıyor.
  • Yaşam gittikçe pahalılanıyor. Mesela gıda fiyatlarında sürekli artış var.
  • Doğa hızla tahrip ediliyor.
  • Doğada anormal şeyler olmaya başladı: her geçen yıl bir öncekinden daha sıcak oluyor özellikle yazları sıcaklık rekorları kırılıyor. Doğada bazı ağaç cinsleri öldü, canlı türleri de göçüyor. Mevsim normalleri kalmadı, aşırı kuraklık veya ani ve aşırı yağışlar, seller, fırtınalar ve önceden bilmediğimiz ama artık sürekli görülmekte olan hortumlar.
  • Kırsalda yaşam çok zorlaştı. Mevsim normalleri kalmayınca gıda üretimi de gittikçe zorlaşıyor. Yaşam pahalılanıyor. Kırsalda geçim zorlaştıkça şehirlere göç te hızlanıyor.
  • Şehirlerde yaşam zorlaşıyor: kalabalık, trafik, kirlilik, temiz gıdaya erişim zorluğu, enflasyon, işsizlik ?
  • Toplumsal huzursuzluk, adaletsizlik, etik ve ahlak değerlerinde çürüme...

Bu gerçekleri görmeden, gözardı ederek burada yaşamam mümkün değil. Başka bir ülkeye göçün de çözüm olmayacağını biliyorum çünkü dünyanın genelinde, tüm doğadaki değişimler nedeniyle yakın gelecekte hiçbir bölge güvenli olmayacak.

Doğada nasıl bir değişim var?

İklim değişikliğini duymayan yoktur ama gerçekte ne olduğunu, ciddiyetini bilen ve kavrayan çok az ne yazık ki. İklim değişikliğinin aslında gelecekte sorunlar doğurabileceğini düşünen çok kişi var ama şu anda çok ciddi sorunlar doğurmaya başladığını gören de pek yok. İklim değişikliği sadece küresel ısınma değildir. Evet, son 12 yılda her yıl bir öncekinden daha sıcak oluyor ve yeni sıcaklık rekorları kırılıyor ama asıl sorun normallerin, denge ve düzenin şu anda ciddi biçimde bozulmaya başlamış olmasıdır. Son yıllardaki anormalliklerden bazıları: Şubat ayında 20 derece sıcaklıklar görülmesi ve hemen ardından da aşırı soğuk ve kar fırtınalarının gelmesi. Eskiden Bursa?da sıcaklıklar Temmuz, Ağustos aylarında 30 derecenin üzerine nadiren çıkardı, şimdi sürekli 40 derecenin üzerine çıkıyor. Kuraklık, susuzluk artıyor. Bir yıl tarla farelerinde anormal artış oluyor, başka bir yıl böceklerde, bitki hastalıklarında. Kırsalda gıda üretimini etkiliyor - zorlaşıyor, pahalılanıyor. Artan orman yangınları, seller, erozyon, toprak kaymaları...

Ülkemizin son 30-40 yıllık meteorolojik verileri şu gerçekleri gösteriyor: ülkenin tamamında sıcaklar artmaktadır ve doğu karadeniz dışındaki tüm bölgelerde yağışlarda azalma vardır. Ayrıca yeni yayınlanan çölleşme risk haritasına göre önümüzdeki 30-40 yıl içinde ülkemizin önemli bir bölümünde çölleşme yaşanacaktır - tabi mevcut yolda ilerlemeye devam edersek...
İklim değişikliği yaşandığı reddedilemeyecek bir gerçek ama insanlık nedeniyle olduğunu görmeyen ve kabul etmeyen de çok. İklim değişikliği aslında bir semptom. Asıl sorun Dünya dediğimiz kısıtlı ortamda üstel artışla devam eden insan nüfusu ve kısıtlı, yenilenemez doğal kaynakların üstel artışla tüketimi. Kısıtlı ortamda bu şekilde çoğalmaya ve tüketmeye devam edebilirsiniz ama sürdürülebilir değildir. Türlü problemler oluşmaya başlar, problemler ciddileşir, gittikçe hem şiddetlenir hem de sayısı artar ve nihayetinde çöküş yaşanır.

Şehirlerdeki kirli havanın kaynağı ne? Derelerimizin, göllerimizin, denizlerimizin aşırı kirliliğinin kaynağı ne? Bursa Ovası içinden dolaşıp güney Marmara'ya akan Nilüfer Deresi'nin rengi niye siyah? Çevrenizde temiz, bereketli toprak görebiliyor musunuz? Son 40 yılda dünyadaki bereketli toprağın üçte birini kaybettik! Böyle olunca temiz gıdadan da bahsedemeyiz. Yediğimiz gıdaların besin, vitamin, mineral değerleri %80 oranında düşmüş, zehirli/kanserojen (çünkü böcek ve hastalıklardan korumak için zehirleniyorlar). Kanser başta olmak üzere hastalıklarda da artış var. Bunların sorumlusu kim? İnsanoğlu değil mi? Kirlenen havanın direkt sağlığımıza etkisi var - büyük şehirlerde yaşayanlarımız kirli havayı sürekli solumakta. Aşırı şehirleşmenin sonucuna en çarpıcı örnek Çin'in Beijing şehri - artık yılın birçok gününde insanların sokağa çıkması bile mümkün olamıyor - hava kirliliği değerleri öyle yüksek ki, o havayı soluyanın hasta olmaması mümkün değil. Hava niye kirlieniyor? Arabaların egsoz gazlar, kombilerde yanan doğalgazın atıklar, termik santrallerde yakılan kömürlerin atıkları, fabrikaların bacalarından çıkanlar? Havaya eskiden olmayan yüzlerce, binlerce tür kimyasal gazlar bırakılıyor. En çok bırakılan ise karbondioksit (CO2). CO2 bir sera gazıdır ve havada miktarı arttıkça atmosferin daha fazla ısı tutmasına- ısınmasına neden olur. Bu yüzden küresel ısınma deniyor. Dünya atmosferi ve yüzeyi ısındıkça doğanın normalleri ve dengeleri de değişmeye başladı. Ama dünyanın her noktasında aynı şey olacak değil. Birçok yerde sıcaklıklar artarken bazı bölgelerde ise aşırı soğuklar olabiliyor. Eskiden nadiren gerçekleşen felaketlerde ise sürekli bir artış var ve rastgele dünyanın her bölgesinde görülebilmekte.

İnsanlığın meydana getirdiği bu yaşam sisteminde çok ciddi problemler var ve sürdürülebilir değil. Tüm dünya ülkelerinde bu gerçekleri konuşmaya, yaymaya çalışanlar üzerinde görülmedik baskılar var çünkü yönetenler insanların bu gerçekleri farketmelerini istemiyor. İstedikleri, bildik yaşamlarımızı sorgusuz sualsiz devam etmemiz. Ama burada bir tezat var çünkü eğer devam edersek hep birlikte duvara toslayacağız. Hiçbirimiz tecrit olamayacak. Doğadaki anormalliklerin artışı ile insan toplumlarındaki huzursuzlukların artışının aynı zamanda ve aynı şiddette gerçekleşiyor olması bir rastlantı değildir çünkü dünyadaki, doğadaki tüm olaylar birbiriyle bağlantılıdır.

Hava, Su, Toprak Sunumu: Olumsuz Kanıtlar ve Gidişat

Çıkmaz bir yolda ilerlediğimizi farketme zamanıdır. Sessiz ve umursamaz kalırsak çöküşü garantiledik demektir. Ben bunu kendime yediremiyorum, kabullenemem. Kendi çocuğumun geleceği için, gelecek nesiller için kabullenemem. Bu hayatta güzel günlerim oldu, daha da güzel günler yaşamak isterim ama hayata yeni başlayan çocukları, gençleri bekleyen dünyayı gördükçe içim daralıyor çünkü gelecek karanlık ve çok zor.

O zaman tek yol var: elinden gelen neyse ardına koymamak. Tek başına yapabileceklerim kısıtlı ama aynısını düşünen başkaları ile birlikte çabalarsam o zaman umut artabilir.
Öncelikle problemin bir parçası olduğumu kabullenmek gerekir. Ardından problem olmak yerine çözüm olmaya niyet etmek gerekir. Dünyayı değiştirme gücümüz yok ama ortak sorunlarımız için yapabileceğimiz çok şey var, yeter ki isteyelim, emek, zaman koyalım.

Temiz Hava, Temiz Su, Temiz Toprak, Temiz Gıda

Bunlar hepimiz için ortak sorunlardır ve aslında temel insan hakları olmalıdır. Birçok diğer sorunların da temelinde bunlar yatıyor. Politik, din, dünya görüşlerimiz ayrı olabilir ama 'Temiz Hava, Temiz Su, Temiz Toprak, Temiz Gıda' için birlikte çalışabiliriz, çalışabilmeliyiz.
Hepimizin zamanı değerli ve kısıtlı, bu nedenle yapılabilir, erişebilir çalışmalar içinde olmak ve kısa sürede faydasını da görmek gerekir.
Bahçecilik, geri dönüşüm, temiz enerji. Bu üç konuda etkili çalışmalar yapılabilir.

Bahçecilik

Erişilebilir, kısa zamanda faydaya dönüşebilir ve birden fazla fayda sağlayabilir. Kendi doğal, temiz gıdamızı üretebiliriz. Şehirlerde balkonda, çatıda, sokakta, herhangi bir yeşil alanda bahçecilik yapabiliriz. Kendi bahçemiz yoksa, dostlarla birlikte topluluk bahçesi meydana getirebiliriz. Topluluk bahçesi herkesin gücü, emeği ile katkıda bulunduğu ve ortak üretim yapılan yerlerdir. Doğal gıda yetiştirmenin yanında topluluk olarak birlikte çalışma, yardımlaşma, paylaşma değerleri de yaşanır.
Kendi doğal gıdanı üretmeyi bilmek, özellikle olası zor zamanlarda çok değerli olacaktır. Çünkü hiçbir şey yapamasan bile toprakta gıda üretebilirsin. Toprağı tanımak, toprağın, suyun değerini anlamak, su tutmayı öğrenmek, doğanın dilini konuşmaya başlamak ta edinilecek bilgi ve beceriler arasındadır.

Geri Dönüşüm

Başkasının problemi çözüme dönüşebilir. Mesela belediyelerin, kurumların atıkları: budanan ağaç dalları, mutfak atıkları, marangoz talaşı, biçilen çimler, yere düşen yapraklar, hayvan gübreleri. Bu atıklardan çok değerli ürünler elde edilebilir: malç (öğütülmüş dallar), törf, kompost gübre, solucan gübre, kompost çayı. Toprak için en değerli doğal gübre komposttur. Zengin bir kompost içinde toprağın ihtiyacı olan hemen tüm besinler, mineraller bulunur ve toprağı uzun süre besler. Bereketli doğal gıda üretimi için elzemdir. Zengin kompost ve solucan gübreleri iyi para kazandırabilir.

Temiz Enerji

Son yıllarda özellikle güneşten ve rüzgardan elektrik üretiminde dünya çapında devrimsel değişimler yaşanıyor çünkü artık bu doğal ve temiz kaynaklardan enerji üretmek çok ucuzladı ve birçok ülkede fosil veya nükleer enerji ile benzer fiyatlara geldi. Artık fosil yakıtlara veya nükleere ihtiyacımız yok. Ayrıca bu sistemleri kurmak ve işletmek de çok kolay ? bakımları kolay. Ülkemizin elektriğinin %89?u 40 kadar kömür yakıtlı termik santrallerden ve doğalgaz yakıtlı santrallerden karşılanıyor. Bazen büyük santrallerden birinde arıza olunca elektrik kesintileri yaşanıyor. Oysa yüzbinlerce, milyonlarca noktada ufak  solar fotovoltaikten (solar pv) ve rüzgar türbininden elektrik üretim tesisleri kurulabilir. Almanya yazları elektriğinin yarısından fazlasını, Danimarka ise neredeyse tamamını temiz enerjiden elde edebiliyor. Bireysel  veya topluluk olarak temiz enerji sistemleri kurabilir, işletebiliriz. Genelde ilk yatırım maliyeti 7-8 yılda karşılandıktan sonra, bankalardan daha iyi para bile kazandırmaktadır. Az sayıda çözüm olmayabilir ama sayı üstel oranda arttıkça fosil yakıtlara bağımlılık ta hızla kalkabilir. Deprem ve benzeri afetlerde de özellikle solar pv sistemleri önemli faydalar sağlayabilir ? şebeke elektrik altyapısı çöktüğünde ve uzun süre de gelemeyeceği durumlarda önemli bir enerji kaynağı olabilir.

Bu üç temel alanda ortak çalışmalarla temiz hava, temiz su, temiz toprak ve temiz gıda için çok önemli adımlar atıyor olacağız.

Gidecek başka bir yerimiz yok. Ama kendi yerimizi yakın gelecekteki tehditlere karşı da güçlendirmemiz, dirençlendirmemiz gerekiyor. Ayrışmak, kamplaşmak, düşman olmak yerine, seferberlik duygusu ile ortak problem ve tehditlere karşı çaba göstermemiz gerekiyor. Bunu beceremezsek hep birlikte kaybedeceğiz. Her geçen gün gerek toplumsal olaylar ve huzursuzluklarda gerekse doğadaki anormal olaylarda artışları birlikte yaşayacağız.

Hepimize sorumluluklar düşüyor. Sorumluluk duygusuyla harekete geçen kişi sayısı arttıkça umut ta artacak. Hep birlikte dönüşebilir ve dönüştürebiliriz. Şimdi çalışma ve hikayeyi yayma zamanı. Hepimize kolay gele.

Yazar: Taner Aksel    Tarih: 20.01.2016 11:38:18



Ekoyerleşkeler

Eğitimlerimiz:
Sürdürülebilir Yaşama Giriş kursu
Permakültür Tasarım Sertifika kursu
Çocuklar için doğal yaşama giriş kursu

Atölyelerimiz:
Temiz enerji sistemleri kurulumu
Doğal yapı uygulamaları
Arıcılık atölyesi
Kompost gübre yapımı atölyesi
Doğal bitki ilaçları yapımı atölyesi
Peynir ve süt ürünleri yapımı atölyesi
Doğal beslenme & detoks atölyesi
Yoga atölyesi
Kamplarımız:
Çocuk / Aile Kampı
Gençlik Kampı
Müzik Kampı
dönüşüm

Belentepe Mürseller Köyü Uludağ/Bursa    Tel: +90(532)614 99 43    E-posta youtubefacebook
 
  Web Tasarım:
Birant Aksel