BELENTEPE
Eşim Ece ile hayalimiz, hayatımızın bir noktasında doğanın içinde yaşamaktı. Bu, o hayalin gerçeğe dönüşme — ve çorak bir tarlanın yeniden canlanma — hikayesidir. My wife Ece and I dreamed that, at some point in our lives, we would live here in nature. This is the story of that dream coming true — and of a barren field brought back to life.
↓ Yolculuğa başlamak için kaydırın↓ Scroll to begin the journey
Toprağımız başta nadasa bırakılmış bir buğday tarlasıydı — neredeyse hiçbir şey yetiştiremiyorduk. Yıllarca süren başarısız denemelerden sonra, neyi yanlış yaptığımı öğrenmem gerekiyordu. Our land was once a fallow wheat field — we could barely grow anything. After years of unsuccessful trials, I needed to understand what I was doing wrong.
Arayışım beni permakültüre götürdü. Onunla birlikte izleyebileceğim, bilgi ve deneyim kazanabileceğim bir yol haritam oldu. Araziyi permakültür ilkeleriyle tasarladım ve doğayı yeniden onarmaya başladım. My search led me to permaculture. With it I had a road map I could follow — gaining knowledge and experience. I designed the land on permaculture principles and began to regenerate nature.
Toprağı güçlendirdik, yağmur suyunu göletlerde ve depolarda topladık, bir gıda ormanı ve bağ kurduk. Güneşten kendi enerjimizi üretip suda kendine yeter hale geldik. Başta hiç suyumuz yokken, şimdi su zenginiyiz. We rebuilt the soil, captured rainwater in ponds and depots, and established a food forest and a vineyard. We generate our own solar energy and became self-sufficient in water. Where once we had none, we are now rich in water.
Bugün yıl boyunca pek çok ürün elde ediyor ve bunun tadını çıkarıyoruz — düşük bir ekolojik ayak izi ve doğayla uyum içinde. Lezzetli, sağlıklı gıdayla besleniyoruz. Today we harvest a wide range of produce throughout the year and we enjoy it — with a low ecological footprint and in harmony with nature. We eat delicious, healthy food.
Çalışmalarımız fark edildi; dünyanın dört bir yanından misafirler, gönüllüler ve eğitim alanlar bizi ziyaret etti. 6.500'den fazla kişi öğrendi. 27 dostumuzla Permaturk'ü kurduk; İstanbul'un kalbinde bir ekoparkımız var. Our work did not go unnoticed; guests, volunteers and trainees came from all over the world. Over 6,500 people have learned with us. With 27 friends we founded the Permaturk Foundation, with an ecopark in the heart of Istanbul.
İzleyinWatch
Çiftliğin dönüşümünü ve hayatını anlatan kısa filmlerimizi izleyin. Aşağıdaki oynatma listesinden bir film seçin.Watch our short films telling the story of the farm's transformation and life. Pick a film from the playlist below.
Orman yanarken bütün hayvanlar kaçar. Yalnızca küçük bir kuş, gagasında taşıdığı damlalarla ateşe su taşır. “Ne yapabileceğini sanıyorsun?” diye sorduklarında, kuş şöyle der: “Elimden geleni yapıyorum.” As the forest burns, all the animals flee. Only a tiny hummingbird flies back and forth, carrying drops of water in its beak. When asked what difference it could possibly make, it answers: “I am doing the best I can.”
Sinekkuşu hikayesindeki sorumluluk — her birimizin elinden geleni yapması — bu yolculuğun özüdür. The responsibility in the hummingbird story — each of us doing the best we can — is the heart of this journey.
Biz doğanın efendisi değil, bir parçasıyız. Doğada ve insanlar arasında şifa, herkesin sürdürülebilirliğe doğru bir adım atmasıyla — bizim gibi örneklerin çoğalmasıyla — gelecek. Siz de bu hikayenin bir parçası olun. We are not nature's masters — we are part of it. Healing, in nature and among people, comes when everyone takes a step toward sustainability and examples like this multiply. Become part of the story.